WIEN-VIENNA-VİYANA (4)

| 31 Ağustos 2010 Salı

INNER STADT

Avrupa' da bir çok şehir zone sistemine göre tasarlanmış. Eski şehir ve çarşıyı(almanlar altstadt diyorlar), en büyük kiliseyi(almanlar dom diyorlar), sarayı içine alan merkezi zone merkezi zone. Viyana' da böyle taşarlanmış şehirlerden biri ve merkezi zone "INNER STADT". Olarak geçiyor. Tüm anıtsal yapılar neredeyse burada. Adeta bir açıkhava müzesi.



Stephan Platz' da kalan seyyahatimize devam ediyoruz. Meydanı kesen ünlü caddelerden biride Graben. Burada bir çok kafe, alışveriş merkezi, ya da canlı gösteri yapan sanatçılara rastlayabilirsiniz. Ama ilk dikkatiniz çeken tabiki yukarıdaki anıt. Bu anıt Avrupayı kasıp kavuran veba salgınında ölenler için yapılmış.


Bu caddenin sonlarına doğru sola doğru bakarsanız St. Peter kilisesini göreceksiniz.



Kilisenin içi gerçekten estetik açıdan büyüleyici. Gotik bir kilise değil. Barok tarzda tasarlanmış. Bir çok şey dikkatinizi cezbedebilir. Ama beni en çok tavan süslemeleri, yüz doların üstündeki masonik sembolün içinde aldığı tasvir ve çok fastastik bir dille anlatılan meryem ana resmi oldu.

Kiliseden çıkıpta dümdüz ilerlediğinizde Michaler Platz karşınıza çıkacak. Bu güzel meydanda Hofburg Sarayının devasa kapısı sizi karşılayacak.


Kapıdan içeri girerken, kapının iki tarafındaki, her tarafından şiddet ve agresiflik haykıran, bu heykeller koca bir tebessüme sebep oldu yüzümde

İç avlu: Josep Platz.


İç avludan çıktıktan sonra Helden Platz. ' a ulaşıyorsunuz. Bu geniş meydanda, bu genişliğe uygun yapılar ve heykeller buluyorsunuz. Sol tarafa baktığınızda Ulusal Kütüphaneyi göreceksiniz.

Kütüphanenin hemen karşısında da bu heykeli ve arkasında Rathaus u göreceksiniz. Helden Platz Kahramanlık Meydanı demek almancada. Sanırım heykele bakınca anlamını bilmeseniz bile anlarsınız :)



Rathaus' u hedef seçerek dümdüz devam ettiğinizde bu devasa, muhteşem yapı ile karşılaşacaksınız: Parlemento binası ve önündeki Athena heykeli.

Bu yapı ve heykeller o kadar devasa ki yanındayken bir şey anlamıyorsunuz. Büyüklüğünü anlamak için en az bir 200 metre geriye gidip bir daha bakmanız lazım.


Parlementonun caddeye göre solundaki yolu izlediğinizde Rathaus' a varacaksınız. Rathaus almanca belediye binası demek.

Rathaus' un hemen karşısında, caddenin karşı tarafında Ulusal tiyatro binası. Binanın yüzü ünlü alman yazarlar ve sanatçıların heykelleriyle süslenmiş.
Seyyahatimiz devam ediyor ama yorulan ayaklarımızı gelen tramvaya binerek Ring strasse' nin etrafını seyrederek devam ediyoruz. Ring strase denen bu uzun ve dairesel cadde, aslında viyana surlarının olduğu yerlermiş. II. Viyana kuşatmasından sonra surlar yıkılıp şehir planlı bir şekilde genişletilmiş.
Neyse bu kısa malumattan sonra gelecek durağımız: St. Maxer Friedhof: Müzisyenler Mezarlığı.

2 yorum:

Elif Banu dedi ki...

Burada da şehir zone sistemiyle ayrılmış, merkeze uzaklığına göre 1 zone, 2 zone..diye de isimlendiriliyor.
Fotoğraflar gerçekten çok çok güzeller.
Artık fotoğraf çekerken kendi çektiklerimi beğenemiyorum. Bu site sayesinde fotoğraf anlayışım gelişti sanki:)
Tebrikler.

Seyyahat dedi ki...

Bana mübalağa, kendine de haksızlık etme. Viyana' da her yer tablo gibi :) Ben sadece baktım :)

Yorum Gönder

Her yorum bir fikri her fikir bir insanı belirtir. Tüm insanları seviyorum :)
(Eğer yorum yazamıyorum diyorsanız Yorumlama Biçimi bölümünden anonim seçip karşınıza gelen kutuyu doldurup tamam diyin :) afiyet olsun :)
(ve isminizi bağışlarsanız sevinirim )